gün henüz tükenmekte kimine ise hiç sabah olmamış

Tanım

her iyinin içinde bir kötü her kötünün içinde bir iyi vardır.


Bağlantılarım

* Ana Sayfa
* Profilim
* Arşiv
* Arkadaşlarım

Kategoriler


EY AŞK, VE EY GÖNÜL…

EY AŞK, VE EY GÖNÜL…

Olmuyordu ne yazsam olmuyordu sensiz hiçbir cümle, tekmil değildi gülsüz bahçeler gibi sensiz cümleler. Seninle yazılınca her satıra reyhan kokuları salınıyordu gül bahçesi gibi buram buram. Bir sen vardın sevgiye dair mısralara dökülen bir de bülbül’ün o bildik gül sevdası. Dil yetmezdi bazen seni anlatmaya, hiçbir şey anlatmaya gerek kalmayan hallerimi okurdum seni andığımda. Sen dediysen ser levhadır her sözün kelam-ı tayyibe. Sen geldiysen hane-i gönüle baş köşedir yerin, mevkilerin en alası….
Aşk seni anlatıyorum bu gün, gönüllerin vazgeçilmez şarabı olan aşk. Sevda seni sorguluyorum bu gece, kapkara olmuş yanmış gönüllerin mayası. Nedir bu sendeki iksir, bu inanılmaz güç? Düştüğün anda teşne-i gönüle şiirleri döktürdün ağızlardan, nağmeleri yazdırdın kalemlerden satır satır. Ey Canan! Sen ki canlara can katan sen ki canlara cefalar katan. Gönül can’dan geçti senin için serden geçmişti zaten…. Seyrine yüzler sürüldü, sohbetine muhabbetler serildi… Ey gönül seni açtım bu gün seni ve içindekilerini. Sevdiğin şeylere bakıyorum bu gün, kapını açtığın ve gönlüne aldığın sevdaları; bu gönül pazarında.
Ey Kalp ! aşkına çarpıldığın ve bir anlık nazarına vurulduğun sevdaları soruyorum sana, seni senden alan sevdaları. Seni senden alıp başkalara götüren ve başka hiç bir şeyi kabul etmeyen sevdalarını merak ediyorum. Seni ten’de can yapan canan’ları soruyorum gönül mahzeninde yer edinen… Gönlünün en derin çizgilerinde ki muhabbetlerine bakıyorum , hangisi anlık hangisi mukim, hangisi seni senden alıp götüren.
Ey canan sana yazıldı gazeller, şiirler…Beyitler hep sana okundu. Gün seninle yüzünü gösterdi, gece seninle pür-nur oldu, saatler seninle yaşandı. Senin eşvakınla yandı bütün gönüller,sineler. Sana döküldü gözlerden yaşlar, damardan kanlar….
Nereden alıyorsun bu gücü merak ederim hep, nereden serpildi bu cereyan, nereden serpildi bunca dizi, bunca mercan…

Yeri geldi usandırdın nazınla, cefaya döndü sefaların. Yeri geldi nazar etmez oldu gözler seni görünce istemedi yüzler. Fuzuli’nin mesnedi sendin mebde-i de, canan’ı olan da sen candan bezdiren de…
Beni candan usandırdı , cefadan yar usanmaz mı ?
Felekler yandı ahımdan, muradım şem’i yanmaz mı ?

Şeb-i hicran yanar canım, döken kan çeşmi-i giryanım
Uyarır halkı efganım, kara bahtım uyanmaz mı

Gül-i ruhsarına karşu, gözümde kanlu akar su
Habibim fasl-ı güldür bu, akar sular bulanmaz mı ?

Gamım pinhan tutardım ben, dediler yare kıl Ruşen
Desem ol tivefa bilmem, inanır mı inanmaz mı ?

Değildim ben sana mail, sen ettin aklımı zail
Bana ta’n eyleyen gafil, seni görgeç utanmaz mı

Fuzuli rind ü şeydadır, hemişe halka rüsvadır
Sorun kim bu ne sevdadır, bu sevdadan usanmaz mı ?

Yine de seni anlattı dil, kalbe rest çekti zaman zaman. Dinlemedi onu dinlemedi cefayı ezayı, duymadı zinhar çekilenleri hiçbir iniltiyi. Fuzuli şekva ettiği canana kıyamadı ila ahir, dile hükmetti kalbi dil döktü can-ı canan’a…

Ey dil bu demde sensin olan bana hem-nefes
Gel ney gibi inleyelim bari zar zar

İnlemek ve acı çekmekti sana katlanmanın adı. Nerde sevda varsa orda kararmış ve yanmış bir şeyler. Nerde aşk varsa orda dil-beste herşey. Baktım gördüm ki yansa da gönüller kebap olsa da, hep sen varsın dillerde, hep sen varsın kuşe-i gönüllerde.

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Tarih: 11:53, 25/8/2006
Yorum yaz

.....

ÇOK GÜZEL YAZMIŞSIN BUNU KENDİ MSN ALANIMA EKLEDİM UMARIM SAKINCASI YOKTUR. :D

Yazan: UZAYHAN Tarih: 2007-09-08 12:31:58, 2007-09-08 12:31:58

Bağlantı

<- Son Sayfa | Sonraki Sayfa ->